Günbatımını Dünyanın 8. Harikası’nda İzlemek…

Geçtiğimiz hafta organize ettiğimiz Kardiyoloji Sempozyumu nedeniyle Malatya’daydım. Tanrı biliyor ya sosyal program alternatiflerini hazırlarken Nemrut’u görebilmek için çok dua ettim. Dualarım kabul oldu ama Dünya’nın 8. harikasını görebilmenin tabir-i caizse bu kadar acı verebileceğini hiç tahmin etmemiştim. Kısıtlı olan zamanımız nedeniyle Nemrut’a Malatya – Pötürge yolu üzerinden gitmeye karar verdik, bu yol Adıyaman yolu’nun aksine ( Malatya – Adıyaman – Nemrut yolu 220 km. ) 90 km. idi. Pratikte her şey çok güzeldi. Yola çıktık ve 90 km.lik toprak ve virajlı yolu tam 3,5 saatte alarak Nemrut’a ulaşabildik. Yol o kadar kötüydü ki, dağ başında otostop çekmek pahasına da olsa bazı konuşmacı doktorlarımız araçlardan inerek, bizden ayrıldılar.
Gelelim Nemrut’a… Doğu-Batı Medeniyetinin, 2206 m. Yükseklikte muhteşem bir piramitteki kesişme noktası, Dünyanın sekizinci harikası Nemrut. Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleriyle, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer almakta. Bu büyüleyici manzara ile karşılaştığımda yorgunluktan titreyen bacaklarıma, heyecandan kesilen nefesim de eklendi. En güzel kısmı da rüzgarın savurduğu tozun toprağın arasında Doğu terasında yüzlerce turist ve yerli tur grubu ile karşılaşmaktı. Güneşin batışı seramonisini izleyebilmek için kayalar üzerinde kendilerine en güzel yerleri seçenler, ellerinde şarap kadehleri ile heyecanla bekliyor, sanki bir Komagene ayinine hazırlanıyorlarmış izlenimi veriyordu.

Asıl adı Ankara dağı olan bu dağa Nemrut adının verilmesinin bir hikayesi var. Uzun yıllar içinde burayı ziyaret edenler geldiklerinde asık suratlı heykelleri gördüğünden; birbirlerine aktarırken Nemrut suratlı heykellerden sözederler ve zaman içinde dağa Nemrut Dağı denmeye başlanır ki; asıl Nemrut Dağı Ağrı yakınlarında Nuh’un Gemisi’ninde kalıntılarının bulunduğu bölgededir.
Uzun çalışmalar sonunda Nemrut’da bululunan Grekçe yazılı kitabe Alman bilim adamlarınca çözülür ve bu eserlerin Kommagene Uygarlığı’na ait olduğunu ve Kommagene Kralı 1. Antiochos tarafından yaptırıldığını keşfeder. Antiochos’un ağzından yazılan kitabe, Nemrud Dağı’nın sırrını ve Antiochos’un yasalarını içermektedir. Yunanca “Genler Topluluğu” anlamına gelen Kommagene, ismiyle bağdaşırcasına, Grek ve Pers Uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallıktır. Nemrut Dağı ve iki Arsameia şehrindeki kült yapılarıyla Kommagene Krallarının en ünlüsü olan 1. Antiochos devri (İ.Ö. 69-38), krallığın en zengin dönemidir. Bu tepede, 1. Antiochos kendisi için görkemli bir anıt mezar, mezar odasının üzerine kırma taşlardan oluşan bir tümülüs ve tümülüsün üç tarafını çevreleyen kutsal alanlar inşa ettirmiştir. Tümülüs, Kral 1. Antiochos’un şerefine tertiplenen törenlere mahsus 3 terasla çevrilidir. Doğu, batı ve kuzey terasları olarak adlandırılan bu alanlardan doğu ve batı teraslarda; sıra halinde dizilmiş blok halinde 8 yontma taşın üst üste oturtulmasıyla oluşturulan 8-10 metre yüksekliğinde muhteşem heykeller, kabartmalar ve yazıtlar bulunmakta.
Güneş tepede nazlı nazlı salınırken, Nemrut’da nefesler tutuluyor, etraftan çıt sesi bile duyulmuyor. Rüzgarın hızı artıyor, güneş kızıl bir şal atıyor omuzlarına ve sonra onu izleyen yüzlerce meraklı gözün önünde şımarık bir genç kız gibi bir anda ortadan kayboluveriyor. Siz daha makinenizin deklanşörüne mi basayım? Başkaları şaraplarını mı içsin diye düşünemeden kendinizi bir kızıllığın ortasında buluveriyorsunuz.
Derim ki, Nemrut’u mutlaka görün. Ama bu eşsiz ören yerinin, yorgunluğunuza esir olmaması için mutlaka Adıyaman üzerinden ulaşın. Çünkü 220 km.lik yolun sadece son 40 km. si virajlı, kalan kısmı otoban. Nemrut yolu üzerindeki sevimli mi sevimli tesislerde alabalık yiyebilirsiniz. Ve yanınızda mutlaka bir kamera ya da fotoğraf makinesi bulundurup bu guzelligi olumsuzlestirin.
Posted by: | Wednesday, 07 November 2007 at 08:54 AM
merhaba Sevgili Arkadaşım ;
Uzun zaman oldu. Senden ve Hanzade ablamdan haber almayalı ama aklıma gelince sizleri hep sevgi ile anarım inanın ; Ali hep aynı beni gören hiç değişmemiş diyor. Ben senin ve ablanın da değişmediğine , yüreğinizdeki sevginin ateşinin sönmediğine yürekten inanıyorum. Yazılarını okuyorum. İnan çok güzel ve itina ile yazıyorsun. Seni ablamı ,mehmet abimi ve yeğenimi hala bir tanemi bilmiyorum , sevgi ve hasretle öpüyorum.
İyi , sağlıklı ve mutlu günler
sizleri seven arkadaşınız kardeşiniz
Binali Akar
Posted by:Binali AKAR | Friday, 10 August 2007 at 11:27 AM
freminder haelhet burush ketinnnnnnn bye
ünütmedan ben türkçeyı iyi bilmiyor
sadec almen biliyor
bennn bu yüzdan almanca yazdim sakin benı yanliş anlamayin
ben kötu bir insen değılım çok teşekkur edeğim
size bye e yanı bay demak ist
edım gule gule beni yanliş anlamadığınız icin sağ olün
Posted by:ebru avcı | Friday, 08 June 2007 at 01:23 PM
Teşekkürler,
Hoşgeldiniz.
Posted by:Asude on Emlak | Monday, 23 April 2007 at 09:27 PM
süper çalışma tbrkler:)
Posted by:emlak | Sunday, 22 April 2007 at 04:30 PM
Merhaba, Nemrut dostaları gurubunda yeni birilerini görmek çok güzel.. Bütün arkeoloji ve bilim dünyasının gözünün üzerinde olduğu bu site 1881'den sonra dünyanın gündemine geldi.. Turizme açılması çok yeni ama 2000 yılın yapamadığı kötülüğü biz insanoğlu 100 yılda yaptık ona.. Tahribatı durdurmak yerine koruma adı altında rezaletlerle daha da mahvettik. Dağı şantiyeye çevirdik. Arkeolojinin yap boz deneme tahtası oldu oldu Nemrut. Bizden başka herkes herşeyi yaptı Nemrut'ta.. Dağ bir rant kaynağı gibi görüldüğü için 2 Cumhurbaşkanı, başbakanlar, bakanlar çıkarmış Malatya Güneydoğu'nun çıkmaz sokağı, zayıf ekonomisi ve sahipsiz kenti Adıyaman'a rağmen sit alanında terasların dibine kadar yollar getirdi. Üstelik bu yolla kolay ulaşımın kolay olduğu iddasıyla(!) Kommagene'nin diğer kültür merkezleri (Perre Antik Kenti, Pirin ağaraları, Karakuş Tümülüsü, Cendere Köprüsü, Yenikale, Arsemia Akropolü) ziyaretçilerden mahrum edildi. Son marifet ise dağa girişlerin özelleiştirilmesi. Eskiden Kültür Bakanlığı ve Milli Park girişleri öderken bugün özel şirket yok pahasına yağmalıyor giriş ücretlerini. Her yıl binlerce insanın ziyaret ettiği bu yerde 3 bilet kesen görevlinin parasını çıkaramıyor muydu site? Neler yapılmak isteniyor orası değil sadece Türk halkını bütün İnsanlığın ortak kültür mirası listesinde değil miydi?
Posted by:CELAL AYDIK | Wednesday, 09 November 2005 at 12:36 PM
Şimdi ne diyeyim ben??? Kendimi bildim bileli Nemrut' bir gün mutlaka görmeliyim diye tırmanırken ve de bir türlü kısmet olamamışken, sen küçüçüğümün yazısından gitmiş kadar ol bir de üstüne üstlük bilgilen.. Ellerine, yüreğine sağlık! Bu yazılar biriksin ve bir kitap olsun dilerim. Çünkü hakediyorlar.
Posted by:Şafak Yaşar | Thursday, 18 November 2004 at 03:51 PM
Nemrutta bir de güneşin doğuşunu izlemelisiniz ama yanınıza bir termos dolusu sıcak kahve ve iyi ısıtan bir battaniye ile......
Posted by:nisan | Thursday, 28 October 2004 at 02:03 PM