« Siz Hiç Pelikan Gördünüz mü? | Main | 360 derece İstanbul »

Thursday, 04 November 2004

Irmak Tanrısı Osopos’un güzeller güzeli kızı: Sinope

Snop1_2_1

Sinope, ırmak tanrısı Osopos’un mutlu bir hayat yaşayan güzeler güzeli kızıymış. Güzelliği Tanrılar Tanrısı Zeus’un bile kendisinden geçmesine sebep olmuş. Zeus aşkına karşılık vermesi halinde Sinope’nin her istediğini dile getireceğini söyleyince; Sinope kendisine dokunmamasını söylemiş korku içinde. Tanrılar Tanrısı sözüne sadık kalarak, Sinope’yi alıp en sevdiği yerlerden olan Karadeniz’in cennete benzeyen yemyeşil kıyılarına bırakmış.
Zeus Sinope’yi şimdiki Sinop ilimizin kıyısına bırakmış ki; Sinop’u bir kez gören herkes bu efsanenin doğruluğuna inanabilir. Sinop, Türkiye’nin en kuzey ucu İnceburun’a dek uzanan kale-şehir olarak kurulmuşduğundan tarih boyunca işlek bir liman yaşantısı sürdüren, tersane şehri olmuştur. Sinop tarih boyunca pek çok kültür ve yönetime de ( Bizans, Selçuklu, Candaroğlu, Osmanlı ) beşik olmuştur.
Sinop, zengin orman örtüsü, Karadeniz’deki uzun kıyısı, doğal kumsalları ve yaylaları ile güzelliklerle bezenmiş bir ildir. Sürekli dışa göç verme özelliği ile de tarihi ve coğrafi hiçbir bozulma yaşamamaktadır.

Bu tarihi & coğrafi bilgi demetini size sunduktan sonra, ilk görüşümde bana hayranlık ve şaşkınlıkla karışık değişik hisler yaşatan Sinop’u size de solutmak istiyorum. Gerçi güzel yurdumun cennet köşelerine ayak basmadan orayı soluyabilmemiz pek mümkün olmuyor ama belki fotoğraflar da yardımcı olabilir.

Samsun havaalanından sonra 2 saatlik bir yolculuk ile vardık bu şirin ile. En başta diğer Karadeniz şehirlerinden farklı görünmedi gözüme. Taa ki limana inene dek. Şipşirin bir liman, sıcacık bir mendirek, dizi dizi dizilmiş birbirinden güzel ve renkli Karadeniz tekneleri, kıyıya bağlı yüzer balık lokantaları ve tekne maketleri satan sevimli dükkanlar ile yüreğimi ısıtverdi Sinop. Bu sıcaklıkla, kaldığım 57 oteldeki (Sinop’ta konaklama imkanlarının çok fazla olmadığı konusunda sizi uyarmak isterim – gerçi son dönemde 1-2 butik otel açıldığı kulağıma gelen haberler arasında ) küçük odamda huzur içinde uyuyabildim.

Sinop’a iş için gittim ama nasıl bir iş? Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen Kulak Burun Boğaz alanında ileri gelen 150 hekim ile tekne turu. Sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşamüstü çayı ve akşam yemeği aynı teknede. Şöyle bir hayal etsenize ne kadar güzel. Teknemiz bütün gün Sinop kıyılarında nazlı nazlı salındı.
Kale ve cezaevini uzaktan gördükten sonra dilime dolandı; “dışarıda deli dalgalar, gelir duvarları yalar…” türküsü. Beyaz kumları ile ünlü Akliman, Akliman’ın tersine siyah kumlarla örtülü Karakum plajı, Insomnia filmini çağrıştırdı bana. Hamsilos Koyu’nu gördüğümde nefesim kesildi diyebilirim. Türkiye’nin tek coğrafi fiyordu olan bu koy, yapısı ile Osmanlı Donanması’nı Rus donanmasından koruyacak kadar gizli , saklı bir cennet.

Snop2_1

Konuklarımızı uğurladıktan sonra; ufak bir balık kaçamağı yaptık. Limanda ufacık bir sal üzerinde çok lezzetli bir yemek yedik.
Ve bu cennetten ayrılmadan önce Ayhan Usta’nın el yapımı teknelerinden almadan edemedik. Tekne sanatı; Sinop cezaevinden çıkan 2 mahkumun burada kalıp gemi modelleri yapması ve sonra çıraklarına öğretmesi ile yayılmış ve neredeyse tüm dünyaya ün salmış. Hepsi rengarenk el emeği göz nuru tekneler, fiyatları ise sudan ucuz.

Snop3_1_1

Sinop o kadar güzel ki; kelimeler yetmiyor tarifine. Ne diyebilirim mutlaka gitmelisiniz, görmelisiniz, gezmelisiniz, tatmalısınız, almalısınız…

Not: Fotograflar Atlas Tatil Dergisi Temmuz 2004 sayısından alinmistir.

TrackBack

TrackBack URL for this entry:
http://www.typepad.com/t/trackback/85541/1367492

Listed below are links to weblogs that reference Irmak Tanrısı Osopos’un güzeller güzeli kızı: Sinope:

Comments

Post a comment

If you have a TypeKey or TypePad account, please Sign In

Yazar Hakkinda...

Neler mi Okuyorum?

  • anthony bourdain: mutfak sırları
    "aşçılık dünyasından mahrem maceralar"
  • Yılmaz Karakoyunlu: Ezan Vakti Beethoven Perize
    Fonda ihtilal Türkiye'si, perdede Aşk... (****)
  • Saffet Emre Tonguç & Fatih Türkmenoğlu: Türkiye'de Görülmesi Gereken 101 Yer
    Bir başucu ve sırt çantası kitabı. Acaba nereye gitsek sorularına 101 eşsiz yanıt

Neler mi Tadıyorum?...

  • ofiste ;) ofis 3 5
  • Pelit Pastanesi'nde Ekpa

Recent Comments

copyright © 2004-2007