« Hasmet Babaoglu'nun Kose Yazisi | Main | Milano’da 2 kisilik Izdivac »

Tuesday, 28 December 2004

Kahvemin dumanı Danimarka’dan….

Johns3_6

Bu ben miyim? Bir kahve fincanının kulplarından sıkı sıkıya tutmuş dumanını içine çeken, kokusuyla gülümseyen ben miyim? Ofiste; Saniye’nin gelip “sana özel kahvemden yapmami ister misin?"( Bulgaristan'da ogrendigi) diye sormasını hevesle bekleyen?Peki, Kurukahveci Mehmet Efendi’nin kapısında içeri girmeden annesini bekleyen, kahve kokusu duymamak için eliyle burnunu tıkayan, ağzını kapayan ben değil miydim? Sırf Figen Teyze’ye fal baktırabilmek için yüzümü buruşturarak içmek zorunda kaldığım kahvelerin o acı tadını hatırladıkça bile içi burkulan ben değil miydim? Evet o da bendim.

Demek ki; ablamın dediği doğru. İnsanlar değişmez, 7 sinde neyse 70 inde de o’dur; Ama zaman içinde giyim ya da tadım gibi zevkleri değişebilir. Tamam itiraf ediyorum: kahve ile aramı düzeltmeye bu yıl karar verdim.

Çünkü hemen her sokakta açılan, birbirinden şık & samimi & sıcak cafelerde arkadaşlarımla geçirdiğim güzel saatlerde; onlar kendilerinden emin, adeta bir gurme edası ile gülümseyerek “ arabian mocha java, hazelnut, vanilla nut” gibi siparişlerini verirken “ben bir ıhlamur” ya da “bir çay rica edeyim” demekten, soranlara “ben kahve içmem, sevmiyorum” açıklamasını yapmaktan sıkılmaya başlamıştım. Ve sonra kimselere görünmeden; kendime, “kahveyle barışma & kaynaşma turları” düzenlemeye başladım.

Genellikle hafif ışıklı, kadife koltukların, tahta masaların olduğu, küçük sevimli mekanları aşındırır oldum, koltuğumun altında kitabımla. Sonra bir gün farkına vardım ki ben kahvenin lezzeti ve keyfiyle tanıştım..

Uzun zamandır keyifle kahve & kitap buluşmalarım sürdüyor ve artık bu buluşmalara dostlarım da hayretler beni izleyerek iştirak ediyorlar.

Bu kadar kahveden bahsedip de Moda’dan sözetmezsem olmaz. Çünkü artık çocukluğumun ve okul yıllarımın geçtiği Moda’da sımsıcak bir sığınağım var. Dondurmacı Ali’nin karşı kaldırımından tarihi Moda İskelesi’ne doğru yürürken solda yılların Eyfel Pastanesi vardır. İlkokulda iken her Cuma, haftasonu şerefine Acıbadem Kurabiyesi ve kek alınırdı bizlere oradan, eve gidilip sütle afiyetle yenilirdi.

Benim sığınağım işte tam da orada gülümsüyor size Johns Coffee World. 12 yıl önce Danimarka’dan yola çıkıp, Nişantaşı’nda noktalanan aromalı bir hikaye. Bu dünya, öyküsünü anlatmaya vitrininden başlıyor, kahve çeşitleri, bardakları, french presleri ile. Filtre kahveyi tadına doyulmaz kılan pres yöntemini ilk onlar tanıştırmış bizimle ama o kadar mütevaziler ki bunu ve daha pek çok ilki ancak resim bile koymadıkları internet sitesinden öğrenebildim.

Aramızda bu denli bir bağ kurulmasında; Nur’un sıcak ev sahipliği kadar eski yeşil kadife koltukların da payı var. Gidip oturduğumda tüm yorgunluğumu unuttuğum koltuklar; satırlarımda sık sık andığım rahmetli babaannem ve dedemin evindekiler ile aynı.

Johns1_1

Ve kahvemin ilk yudumlarında onlar geçiyor aklımdan; Şermin’ciğimin pişirdiği keklerin tadı damağıma, Taci’ciğimin dolapta istiflediği adeta Jenga oynadığım Bafra sigaraları parmaklarıma değiyor.

Johns Coffee World içinde barındırdığı 28 çeşit kahve, envai çeşit kurabiye ve pasta dışında bir başka yönüyle de çalıyor kalbimi. Köşede bulun 15 arkadaşınızla başında toplanıp rahat rahat sohbetler yapabileceğiniz ahşap masalı büyük oturma grubu, duvarlarda asılı olan ( aynı zamanda satın alabileceğiniz) çanta, pantolon, Ayça Sightmen tasarımı aksesuarlar da benim sığınağımı gidilesi, kahveleri içilesi kılıyor.

Comments

Post a comment

If you have a TypeKey or TypePad account, please Sign In

Yazar Hakkinda...

Neler mi Okuyorum?

  • anthony bourdain: mutfak sırları
    "aşçılık dünyasından mahrem maceralar"
  • Yılmaz Karakoyunlu: Ezan Vakti Beethoven Perize
    Fonda ihtilal Türkiye'si, perdede Aşk... (****)
  • Saffet Emre Tonguç & Fatih Türkmenoğlu: Türkiye'de Görülmesi Gereken 101 Yer
    Bir başucu ve sırt çantası kitabı. Acaba nereye gitsek sorularına 101 eşsiz yanıt

Neler mi Tadıyorum?...

  • ofiste ;) ofis 3 5
  • Pelit Pastanesi'nde Ekpa

copyright © 2004-2007