Gazete Sayfalarının Elimi Boyamasını Seviyorum...
Eskiden yazları Saroz’da geçirirdik. Sabahları uykudan gazete sayfalarının hışırtıları ile uyanırdım. Nurlar içinde yatsın, dedem; ev halkından saatler önce uyanır, sonra da uzun saatler boyu bizleri de uyandırabilmek için türlü gürültüler yapardı. Bugün bile, uğraşır didinirim ama onun kadar gürültülü çay demlemeyi beceremem. O zamanlarda uykusu hafif olan, güne en erken başlamaya hevesli bendenizde kalkar, gazeteleri evirir çevirir, resimlerine bakar, hatta büyük boy fotoğraflara gerçek kozmetik ürünleri ile değişik makyaj uygulamaları yapardım. 5 yaşımda gazeteler ile başlayan ( ki nasıl başladığını hatırlayamıyorum) Marilyn Monroe tutkum nedeni ile elimde makas gazetelerin başında resim avına çıkardım. Hatta zaman zaman bulduğum nü fotoğraflara etek bluz yapardım J. Yaşım büyüdü, gazete tercihlerim oluştu, takip ettiğim köşe yazarları oldu, parmaklarım ellerim boyandı. Gazete tutkum değişmedi. Haftasonları ne zaman İstanbul’da olsam; ve ne zaman evimde olsam erkenden kalkıp spordan, yaşama tüm gazeteleri kucaklayıp, evin her yanında dolanarak okuyorum. Ellerimin üstümün başımın boyanmasını, internette ekran başında gazete okumaya defalarca tercih ediyorum.
Dün yine sabah gazetemi açtım, bir de ne göreyim?
08 Eylül 2005, Vatan Gazetesi, Haşmet Babaoğlu’nun Yazısı
Yemek yapmayı ve biraz da gezi dünyasını temel alan bu kişisel internet günlüklerinden bazılarını tesadüfen tanıdım. Zaten dilleri ve içerikleriyle benim gibi adamları değil, mutfaksever kadınları hedefliyordu bu siteler. Ama keyif bu ya, ara ara "tıklayıp" bakar oldum, bazılarını çok sevdim. Adları şöyle: Sibel'in Kahvesi, Portakal Ağacı, Zeytin Ağacı, Didem'in Günlüğü...
Ne diyebiliriz ki; yaşamak, paylaşmak, yazmak, görmek, tadmak, koklamak, hayatı sevmek adına sanırım doğru yoldayım. Haşmet Babaoğlu’na bizi satırlarına ve yüreğine ikinci kez davet ettiği için de teşekkür ederiz.
http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=yazardetay&sid=&Newsid=60136&Categoryid=4&wid=9
didemin günlüğü: Geçtiğimiz ay konuk olduğumuz TRT ekranlarından bizi tanıyan, gören herkese de aramıza hoşgeldiniz diyoruz.

Merhaba, Zaten tanışmak ve paylaşmak için buradayım. Yoksa nasıl okurduk Gezgin Dergisinin satırlarını, nasıl görürdük o güzel yüreğinizden gelen kareleri... Hoşgeldiniz.
Posted by:Asude on Halit Ömer Camcı | Sunday, 26 August 2007 at 09:19 PM
güzel insan,
başka gezginlerde var,
seni dergi raflarında bekliyorlar.
muhabbetle.
yani tanışmak olsun diye..
Posted by:halit ömer camcı | Sunday, 26 August 2007 at 01:41 AM
ayrica fotografa bayildim..sanki o mum ekranimin icinde su an yaniyormus gibi..ne kadar canli cikmis...
Posted by:bilginc | Sunday, 18 September 2005 at 10:14 PM
ben de cok tebrik ederim...sizi konuk oldugunuz TRT ekrandan izlemeyi cok isterdim..belki bir baska sefere...
Posted by:bilginc | Sunday, 18 September 2005 at 10:11 PM
tebrikler Didem ve Asude:)
yazıyı bende okuyunca çok sevinmiştim:))
daha nice başarılara....
sevgiler...
Posted by:zyn₪p | Monday, 12 September 2005 at 11:02 AM