Benim Kahvaltılarım…
Biraz peynir, biraz ekmek, biraz zeytin, bir parça manzara, biraz sıcaklık! Ne ötesi, ne gerisi, ne azı, ne fazlası… Ne saati önemli, ne zamanı, ne de yeri. Yıllardır sabah kahvaltıları bir buluşma noktasıdır, ailemde. Sabah 1 saat az uyumak pahasına da olsa ocaktan tıkır tıkır çayın sesiyle uyanılır. 10 dakika içinde toplanılır masada, haftasonuymuşcasına coşkulu sohbetler ile, kimi zaman vapur kaçar, kimi zaman köprü trafiği başlar ama hep bir yudum çaydır ödülü. Hani olur ya o gün bir iş için gün ağarmadan çıkılmışsa evden, toplantı biter bitmez bir kahvaltı salonunda alınır soluk, arayı kapatmak için. Birbirimizi işler yüzünden seyrek gördüğümüz can dostlarımızla, Haftaiçi iş saatleri öncesinde saat 07:00 da az mı buluşuruz, peynir & zeytin eşliğinde… Nerelerde mi?
Rumeli Hisarı Kale Çay Bahçesi – Hafta içi sabahın erken saatlerinde bile ön sıradan yer kalmazken, Pazar günleri masa bulmak için tatlı bir rekabet yaşanır. Bir gün bile şansıma tatlı yeşil biber denk gelmedi ama çayın yanında sucuklu menemenim oldu mu; Değmeyin keyfime. Kimleri görebilirsiniz? Asude’yi, ablasını ve arkadaşları Nur’u koyu bir sohbette bulabilirsiniz.
Caddebostan House Cafe – Dev porsiyonları ile farklı seçenekler ile donattığımız kahvaltı sofrasında kalış süremiz 3 ila 4 saat arasında değişkenlik gösterirken, masadaki ekmek sepetinin kaç kez boşaldığı bu güne dek hesaplanamadı. Menemenin yanında gelen dereotlu biskottiler gözümün önünden hiç gitmiyor ki. Yazın terasında püfür püfür Adalar manzarası ile kışın ise aynalı barın ışıltıları ile... Kimleri görebilirsiniz? Asude’yi, ve arkadaşı Pelin’i neşe içinde bulabilirsiniz.
Rumeli Sade Kahve – Hava ne kadar soğuk olursa olsun yüzleri gülerek açıkhavada kahvaltı yapanları gördüğünüzdeki şaşkınlığınızı, oturduğunuz masanın altına yerleştirilen mangaldaki korların yardımı ile ısınarak atabilirsiniz. Köy kahvaltısı, simit & peynir… Ahh olsa da yesek. Kimleri görebilirsiniz? Asude’yi, ablasını ve mesai arkadaşı Nagehan’ı dedikodu yaparken bulabilirsiniz.



İstanbulda olmak varmış şimdi:( off offf...
Posted by: zynep | Tuesday, 12 December 2006 at 03:40 PM
canim cok kötü simit ve eski kasar cekti,of of,nerden bulunur simdi onlarda.
Su house cafe de bir bir kahvaltiya gidemedim ya o kadar zamanda,bende bilmiyorum neden,sene artik.Belki size de rastlarim orda :)
slmlar
T:D
Posted by: Mr TD | Monday, 11 December 2006 at 03:40 PM
Ah Ahhhh
House Cafe'de bir yaz sabahı Adalar'a karşı kahvaltı etmenin keyfini bilir misiniz? Hem de Asuş ile :)
Belki Asuş ile olmayabilir ama siz yine de deneyin. Kaç bardak tomurcuk içtiniz?Kaç sepet simit yediniz söylemeyin tabi. Çünkü biz söylemeyecek kadar çok yiyoruz :)
Posted by: | Sunday, 10 December 2006 at 10:51 PM