Aralık ayından beri Dağıstan'lı konuğumuzu kaynayan suda bıraktık. Yapmamalıydım biliyorum ama olmadı, yıl sonuydu, yoğunluktu, yeni yıl hoşgeldi, Paris günleri, sonra bir aile ferdinin uzun hastalığı, ardından kaybı, yeniden okul hayatına dönüşüm, yüksek lisansa başlamam derken ağzımın tadının pek de olmadığı günler yaşadım. Mazeretler bitti, hadi buyrun sofraya.
Gerçi bizim Dağıstanlı'yı ben suda kaynatırken, ünü Kısıklı sınırlarını aştı, "Yolculuk" dergisinin sayfalarını, Vedat Milor'un satırlarını süsledi, bana da söyleyecek çok fazla söz kalmadı. Ülkemizde yöreden yöreye, mahalleden mahalleye lezzet adlarının değiştiği zengin, kimilerine göre 1001 Gece Masalları tadında bir mutfak var. Kimileri etçil, kebabistan diye yorumlasa da mutfağımızı, son dönemlerde mutfağın bir sanat olmadığını bana göre kimse söyleyemez.
Bu güzel ülkenin topraklarında İstanbul'da ger gün yeni bir adres ve yeni bir lezzet keşfetmek de kaçınılmaz. Hinkal, Hıngel, Hınkel gibi değişik adlar ile çağrılan bu Dağıstan Mantısı Kısıklı'da oya gibi işlenip, mine gibi ince ince lezzetlendirilip, bir kalemkar titizliği ile kapatıldıktan sonra, her porsiyonu taze ve gözünüzün önünde pişirilerek sofranıza getiriliyor. Getirilmeden önce ise sayılan ve tercihinize bırakılan çeşitleri ile iyice kafanız da karıştırılıyor. "Mantı yahu" deyip geçemeyeceğiniz Hıngal'ın Okan Sönmez'in elinden çıkan, Acılı, Patatesli, Peynirli, Balıklı, Ispanaklı,Kepekli gibi çeşitleri var. Bununla da kalmayıp bir de hepsinin afilli isimleri de var, Hıngalcan gibi. Lezzeti seçtiniz, ismini öğrendiniz, ritüel bununla da bitmiyor, soslar yanında servis ediliyor, bildiğiniz yoğurt & salça ikilisinin çok ötesine geçilip Peynirli Hıngal biber sos ile, Acılı Hıngal sirke sos ile servis ediliyor.
Kelimeler nerede kifayetsiz kalır sorusuna benim tek bir cevabım olur genelde; kelimeler lezzet avcılarını ve lezzet keşiflerini anlatırken kifayetsiz kalır. Peki bu durumda ne yapmak gerekir? Hazır öğlen vakti de gelmişken hemen kalkıp Kısıklı'ya gitmek ve Hıngal'ı keyfini çıkara çıkara yemek gerekir.
Peki Hıngal Mantı'da sadece mantı mı yenir? Tabii ki hayır: Melike Sönmez'in elinden çıkan Doğva Çorbası ( yaz kış içebileceğiniz, yoğurt & nohut & yeşillik masalı ), Lezgi Salata ( taze fesleğenli bir renk cümbüşü ), annenizin elinden çıkmış leziz zeytinyağlılar, Nevzine Ve Pakuk tatlıları da menünün vazgeçilmezlerinden.
Şimdi kağıdınızı ve kaleminizi hazırlayın. Söylüyorum:
HINGAL Mantı 0216 326 46 35 Kısıklı Caddesi, Kısıklı Meydanı No:132
Gerçekten çok güzel görünüyor emeğinize sağlık.
Posted by: Prefabrik | Monday, 13 December 2010 at 03:17 PM
ben hingal yapmasini beceremiyorum ama yemesine yedim hingal bildigim kadariyla corum yemegi yengemde amcamin hanimi corumlu o yuzden arada bi o yapiyor biz yiyoruz ben kiymasini koyuyorum yengem ve annem kapatiyorlar
Posted by: müberra oral | Thursday, 12 November 2009 at 08:48 AM
alooooo!!!!!
Posted by: TD :) | Monday, 20 July 2009 at 11:53 AM
Ne güzeller, birer birer, el emeği, göz nuru...
Posted by: tijen | Saturday, 20 June 2009 at 11:03 AM
süper görünüyorlar elinize sağlık..
Posted by: xhami | Tuesday, 17 March 2009 at 07:44 PM